İYİ AKŞAMLAR ADASARHANLI,
Mustafa Gündoğan kardeşim ailesinin kökleri hakkında bilgi sahibi olmak üzere araştırma yaparken köyümüzde 1940 yılında yaşanmış ve Bulgaristan devletinin dikkatinin çekilmesine kadar giden bir uçak vakası yaşanmıştır.
1940 yılı İkinci Dünya Savaşı yıllarıdır. Köyümüzün de Eskiköyden bugünkü yerine taşındığı ilk yıldır.
Bulgaristan’dan havalanan bir uçak sınır hattı boyunca bazen Türk Yunan sınırını da aşarak köyümüz semalarına kadar gelmiş ve köyümüz merasına iniş yapmıştır. Neden iniş yaptığı konusunda Mukaddes Meriç’in verdiği bilgiye göre bir iddialaşma sonucunda gerçekleşmiş bir inişmiş. Neyin iddiasıydı neyi ispatlamaya çalışmışlar bilinmez.
Özcan Soyupak arkadaşımın annesi Sıdıka hanım teyzeye göre iki uçak iniş yapmış farklı zamanlarda. İlki Nail Doğruların evlerinin olduğu bölgeye – o yıllarda henüz evleri yoktu, meraya veya sadece koyun ağıllarının olduğu alan- iniş yapmış. Bundan birkaç yıl sonra ikinci bir uçak şimdiki asker kulesinin olduğu bölgeye yani biraz daha doğuya iniş yapmış. Yalnız burada bir olayları karıştırma veya yanlış, eksik hatırlama olabilir.
Tabii o yıllarda o bölgeyi şimdiki gibi geniş yolları olan vs değil boş mera olarak düşünmek gerekir.
Mukaddes Meriç yengeye göre ikinci uçak yok sadece tek bir uçak ve o da karakola yakın bölgeye iniş yapmış.
Her iki görgü şahidinin ortak olarak hatırladıkları Hediye Doğru (Ceviz) yenge o zamanlar henüz onlu yaşlarında ve uçak hazır yanına kadar gelmişken kaşla göz arası bir fırsat bulup uçak-helikopter her ne ise inen ona binmiş. Hatta tam havalanmak üzere iken atlamış.söz konusu araç için uçak deseler de tarifleri helikopteri çağrıştırmakta ve o mevkiye ancak bir helikopter inebilir. Dedikleri kalkış durumu da helikopteri çağrıştırıyor. Konuyu biraz daha irdeleyip detaylandırmaya gayret edeceğim.
O devirlerde köylerde gümrük memurları görev yapmaktadır. Köyüm gümrükçüleri hava sahamızı ihlal edip köyümüz merasına inen bu uçak-helikoptere ateş edip mürettebatı öldürmek isteseler de köylülerimiz uçağın etrafını etrafını çevirip bu ateş etme ve öldürme işini engellemişler.
Komşumuz Cevriye Gündoğan yengenin anılarında da Hediye teyzenin uçağa bindiği ve son anda atladığı veya atlamadan önce kısa bir süre de olsa asılı kaldığı dile getirilmiş. Adamlar öldürülme korkusu ile can havli ile kalkış yapınca olmuş olmalı.
Belgede tayyare denmektedir. Tayyare uçak olarak kullanılan bir kelime olmakla birlikte tayr (uçan) kökünden gelir. Helikopter de aynı işi yaptığına göre bizim konumuz uçak ya da helikopter olmasından ziyade olayın tanığı insanların aramızdan çoktan ayrılmış olması ve bir konuda danışacak insanımızın kalmamış olması.
Fırsatımız varken bilenlerin bildiklerini kaydetmeye bakalım. Böylece bilgi birikmiş olur. Fotoğraflayalım, kaydedelim. Ses, yazı, fotoğraf geriye kalan olacak. Bir de mezar taşı. Lakin ondan pek bir şey öğrenmiyoruz.

Köylerde gümrük memuru olması meselesine gelince:
1956 yılına kadar Genelkurmay Başkanlığına bağlı “Gümrük Muhafaza Umum Komutanlığı” adıyla askeri bir teşkilat olarak hizmet eden Gümrük Muhafaza Memurları günümüzde Türkiye Cumhuriyeti Ticaret Bakanlığı bünyesinde görev yapan, kolluk kuvveti olup asli görevi kaçakçılıkla mücadeledir. Kaçakçılığı men, takip ve soruşturmakla görevlidirler. Eşyanın gümrük işlemlerinin yapılmadan yurda girişine ya da yurttan çıkışına engel olurlar. Silah taşıma ve kullanma yetkileri vardır. Gümrüklü yer sahalarda herhangi bir izne gerek kalmadan taşıtları, kişileri ve eşyaları arama yetkileri bulunmakla birlikte ayrıca Türkiye Gümrük Bölgesinde (Türkiye’nin kara suları, iç suları ve hava sahasında) istihbarat çalışması yapıp gerektiğinde operasyon yapma yetkileri vardır.
Şeklinde bilgi verilmektedir.
Rahmetli İzzettin Güner komşumuzdan duyduğuma göre bizim evin boş olduğu 1940 ile 1960 yılları arasında bir süre gümrük memuru bir aile tarafından kullanılmış. Bunu babam da belki anlatmıştır ama İzzettin enişte son zamana kadar bu konuyu üstüne basa basa
– İyi bir adamdı. O sizin bu arsaya sahip çıkmasa birileri gelip çökerdi, diye anlatırdı. Bir de Gümrükçünün çok değerli bir atı varmış onu da özellikler belirtirdi.
Ama tabii bu gümrükçü o uçak olayında var mıydı yok muydu? bilemeyiz. Sonuçta onlar da o günün devlet memurları tayin olunarak görev değişimi yapmış olabilirler.
Köylerin ya da hanelerin bir akıl defteri olsa ne iyi olurdu.
19.03.2026
