EDİRNE ADASARHANLI KÖYÜ

  1. Anasayfa
  2. »
  3. Anılar
  4. »
  5. FOTOĞRAFLARDA KALAN DÜN

FOTOĞRAFLARDA KALAN DÜN

Enver Erkan Enver Erkan -
532 0
FOTOĞRAFLARDA KALAN DÜN
1980 Mayıs’ında İdris arkadaşımın evinin bahçesinde oturmuş “Askerliğini tecil etmesini, liseye kaldığımız yerden devam edelim.” konusunu konuştuk. O:
-Yok ben tecil falan ettiremem, şurada askerliğime kısa bir süre kaldı; bir an önce askerliğimi yapıp hayatıma çiftçi olarak devam edeceğim. dedi. Öyle de yaptı. Temmuz başı gittiler askere 1960 doğumlular olarak. Tabii o zaman şimdiki gibi koca köyden bir iki kişi gitmiyordu askere. Kalabalıktı bizim zamanımızda askere gidenler. Asker düğünü olayı o kadar çok moda değildi. Askere gideceklerin gitmesine yakın zamanda köyde bir düğün varsa o düğünün oynama ve eğlenme hakkı daha çok hazır askerlere bırakılırdı. Geride kalanlar nasıl olsa yine oynamaya ve eğlenmeye meydan bulacaklardır.
1960 doğumluları öylece askere uğurladık. Biz geride kalan 1961’liler sıramızın gelmesini bekledik. Hayat devam ediyordu. Onun gidişinden sonra geride kalan arkadaşlarla gezmeye, takılmaya devam ettim. Bir akşam üzeri Mithat Filiz arkadaşımızın annesi İdris’in de annesinin teyzesi olan Nigar teyze:
– Eee Enver, sen de teke düştün. dedi. Bizi birlikte görmeye o kadar çok alışmış ki
yanımda başkasını gördüğü halde yalnız olarak algıladı beni. Haklıydı çünkü ortaokul yıllarımızdan itibaren İdris arkadaşımla kurulmuş sıkı bir dostluğumuz, arkadaşlığımız hem de ahrete kadar sürecek bir arkadaşlığımız vardı. “Aretlik” kelimesi oradan gelir.
İdris 1986’dan bu yana Polis olarak ve emekli olduktan sonra da Bursa’da yaşıyor. Ben öğretmen oldum Ordu, Erzincan, Kocaeli hala yolculuklardayım.
Hem komşu, hem yaşıtlarım arkadaş gurubumuzun diğer üyelerinden Ömet MUTLU liseden sonra İstanbul’da çalışmaya başladı ve hala orada sürdürüyor hayatını.
İbrahim ve Yunus GÜNDOĞAN yeğenlerden Allah razı olsun. Hala köyde umutla döneceğimiz ve eskisi gibi kalabalık sohbetler edeceğimiz günlerin geri gelmesini bekliyorlar. Ancak umut da bir yere kadar. “Dönmezsiniz” siz diyorlar bir süreden beri. Telefonla görüşmelerimiz sürüyor çeşitli bahanelerle.
İdris, İzmir – Foça komando birliğine gitti, ertesi yıl bana da askerlik çıktığında aynı yer çıktı ancak lise bitmiş üniversite sınavına gireceğim için askerliği tecil ettirmiştim.
Köyde kurulmuş bizim arkadaşlığımız gibi hatta belki daha da yakın arkadaşlıklar vardı. İrfan ÖCAL-Rayim BİLGİN –İbrahim DALKIRAN’ın arkadaşlıkları da ilkokuldan-çocukluktan başlayan ölüme kadar süren arkadaşlıklardandı.
Rahim Bilgin 17.04.2016 da vefat edince yılların üçlü arkadaş gurubu iki kişiye düştü. Ve belki ben bu yazıyı yazdığım anda bile birbirleri ile görüşüyor sohbet ediyor olabilirler. Çünkü ne olursa olsun bir şekilde konuşulup sevinçler ve üzüntüler paylaşılma ihtiyacı hissediliyor arkadaşlar arasında.
Rayim ilkokuldan sonra Uzunköprü’de ortaokul okudu. Küplü daha yavandı. Çünkü az öğretmenle eğitim öğretim yapılıyor ve lise, üniversite için yeterli alt yapıyı kazanmak zor oluyordu. Ben de bu yüzden babamla pazarlık etmiştim ve Uzunköprü’de 2. Murat Ortaokulunda okumuştum. Sadece bir yıl da olsa onunla aynı okulda okuduk.
O yıllarda Hüsnü Mutlu, Gazi Turhan Bey ortaokulunda okuyor, Kızılay Öğrenci Yurdunda kalıyordu. Metin Ceviz 2. Muratta okuyor, Karınca Öğrenci Yurdunda kalıyordu. İbrahim Gündoğan 2. Murat’ta okuyor, Ayşe ablasında kalıyordu. Ben, Sinemacı Mahmut’un yurdunda kalıyordum. Rayim, akrabaları, Galeri KENAN lakabı ile tanınan bir ailenin yanında kalıyordu.
Gençlik döneminde bir süre İstanbul’da bakkal dükkanı işletti. Sonra yine köyde çiftçilik mesleğine geri döndü.
İşin özüne dönersek okumaların bazısı uzun, bazısı kısa sürdü ancak köy ortak adresimizdi. Her ne olursa olsun buluşmalar orada oluyordu. Biz İdrisle 1980’de askere gidişinden sonra köyde ancak tatillerde buluştuk. Arada birbirimize misafir gidip gelerek görüştük. Mektuplaştık, telefonla, watsapla görüştük, görüşüyoruz.
İrfan, Rayim ve İbrahim askerlik yaşlarına kadar araya giren okuma, ticaret, meslek ayrılıklarının ardından köyde tekrar buluşup hayatlarını ve arkadaşlıklarını sürdürdüler. İrfan ve İbrahim köydeler. Tam değilse de – İbrahim arkadaşımızın bir ayağı köyde bir ayağı Edirne’de -. Hem İl Genel Meclis üyeliği hem de çoluk çocuk ve hatta torun sebebiyle.
Baba tarafından üçüncü kuşak kardeş olduğumuz Rayim ilerleyen yıllarda çocuklarının okulları sebebiyle Uzunköprü’ye taşındı. Köyde evi, tarlaları olduğu için yıllarca git gel de yaptı, fakat son yıllarda çiftçiliği temelli bırakıp Uzunköprü’de yaşamını sürdürdü. Çocukları iş güç sahibi olup ardından evlenince de köye dönmedi. Nasılsa yıllar içinde onlar gibi pek çok aile köyü terk eden edeneydi. Bir şekilde gidenler gittikleri yerin yaşam tarzına alıştılar. Tatillerde Uzunköprü’de olduğum zamanlar sık sık görüşür; eniştemiz rahmetli Bahattin Kaykı’nın kahvesinde, fırınında, sonra halı yıkama dükkanında buluşur sohbet ederdik. Her ikisi de rahmet-i rahmana ulaştı.
17 Nisan 2016 Rayim akrabamın vefat tarihi. onuncu vefat yıl dönümünde onu ailesi, evlatları, yakınları, arkadaşları olarak özlüyor ve rahmetle anıyoruz. Fotoğraflara yansıyan gençlik dönemlerine ait arkadaşlık karelerinden birini de paylaşarak.
NOT: İrfan da 11.10.2024’te vefat etti.
Üçlüden İbrahim Dalkıran da 05.04.2026 da hakkın rahmetine erdi. Hayatının son neredeyse 20 yılını köy muhtarlığı ve Edirne İl Genel Meclisi üyeliği ile halkın hizmetinde geçirdi. Hizmetlerinde ve anılarımızda sonsuza dek yaşayacaktır.
Allah’ın rahmeti üzerlerine olsun. Hayat fani ders almak mecburi.
“İnna lillahi ve inna ileyhi raciun.”
Geride kalanlara sabır ve metanet diliyorum.

İlgili Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir