EDİRNE ADASARHANLI KÖYÜ

  1. Anasayfa
  2. »
  3. Tarihçemiz
  4. »
  5. MUSTAFA ÇANAKÇI VE ADASARHANLI’DA ÇELTİK TARIMI

MUSTAFA ÇANAKÇI VE ADASARHANLI’DA ÇELTİK TARIMI

Enver Erkan Enver Erkan -
607 0

İYİ GÜNLER ADASARHANLI,
MUSTAFA ÇANAKÇI VE ADASARHANLI’DA ÇELTİK TARIMI ÜZERİNE

Bugün sanal medyada face sayfasında yayınlanan bir belge tarafıma iki ayrı kişiden gönderildi. Ve bazı sayfalarda paylaşıldığını da görünce artık bu yazıyı kaleme almak gerekli oldu.
Aslında tarımla uğraşan her ailenin evinde bu belgeden muhakkak vardır ancak belge saklama arşiv oluşturma kültürümüz zayıf olduğu için biz onları büyük ihtimalle evde soba tutuşturmak dahil pek çok önemli! İşlerde kullanmışızdır.
Bu belgenin bir benzeri elimde mevcut. Dedem 1970’li yılların birinde Meriç İlçe Ziraat Odasına o yıl ekeceği ürünler için beyanname vermiş. Aynı bu belgede olduğu gibi imzalı, mühürlü, damga pullu ve fotoğraflı. Nasılsa bir şekilde zamanın yok edici etkisinden kurtulup benim elime geçmiş. Halen de duru ancak hani neden paylaşmıyorsun demeyin belki tesadüfen bulurum. Çünkü bilgisayarımda on binlerce fotoğrafın hepsini anında elimle koymuş gibi bulmam tahmin edersiniz ki zor. Aslını da kalkıp oruç halimle evde dosyaları karıştırıp bulmam zaman alır. Yorulacak enerjim yok. Zaten konu o belge değil. Paylaşacağım belge ve bu yılların günümüze ulaşan bilgi kırıntılarını kayıt altına almak. Günümüzde de bu beyannameler çiftçi vatandaşlarımız tarafından her yıl Ziraat Odasına verilmektedir. Ancak dijital ortamda ve ÇKS sistemi içinde yapılmaktadır.
Çanakçı Mustafa aslen İstanbullu ve büyük bir sermaye sahibi iş insanıdır. Bugün Vakıflar Edirne Müdürlüğünün uhdesinde olan Gala Gölü bölgesindeki bazı vakıf arazilerinin her yıl açık arttırma ile icara verilip çeltik ekildiği gibi 1960 öncesi de henüz Ergene Temadi Seddesi yapılmadan önce Ergene Ovası da ya çevresinde oturan köylüler tarafından kayıtsız olarak tava gelen yerlerde parça parça çiftçilik yapılır ekim, dikim gerçekleşirmiş. Tabii bu zorlu ve düzensi bir tarımmış. Ergene’nin önünde baraj olmadığı gibi Ergene’ye akan derelerin üzerine kurulu barajlar da yoktur. İklim de şimdiki gibi kurak değil kışın adam boyu karlar yağardı. İşte kış boyun yağan yağışlar ilkbahar yağışları ile buluşunca Ergene yatağından çıkar etrafına taşardı. Bu yer yer değişmekle birlikte iki km taştığı alanlar olurdu. Yağışlar bitip havaların ısınması ile ovanın tava gelip o günün şartlarında inekle öküzle sürüp işlemek de çok zor bir durummuş. Ancak alüvyonlu topraklarda yetişen bol ve gümrah saz ve kamışları biçip çeşitli amaçlar için kullanırlar bir bölümünü de hasır dokuyuculara satarlarmış.
Duvarlarının kamıştan yapıldığı çok basit ve ilkel evler görmüşlüğüm vardır. Trakya’da çok kullanılan yapı şekillerinden biri olan “saya”lar ağaç iskelet üzerine saz, kamış, hububat sapları kaplanarak yapılırdı. Yaşı altmış beşlik bizler de bu tür yapıları en azından koyun ağılı, samanlı olarak gördük. Kerpiç öncesinin bol ve ucuz yapı malzemeleriy Ergene Ovasından sağlanırdı kısacası.
İşte Mustafa Çanakçı’nın ta Sarıcaali köyü altından başlayıp Balabankoru altına kadar ektiği alandaki on bin dönüm bu şekilde düşünülmeli. Ovanın toplam alanı tabii bundan fazladır ama fire veren bölümleri düşün, derim. Ekilişi niye Adasarhanlı dit-ye verdi derseniz Bu sözü geçen araziyi sulamak için Adasarhanlı Meriç ovası Çakırcıönü mıntıkasında ekiliş yaparak Meriç’ten su aldığı ana sistemin başlangıcı olması hasebiyledir. Dayama dediğimiz bölgede Ergene nehri kenarında çok büyük beton kaideler vardır büyük sulama motorlarını bu beton kaidelere tutturmuşlardır. YouTubede eski motorlarla ilgili videoları izleyecek olursanız olayı daha iyi canlandırabilirsiniz gözünüzün önünde.
Büyük sermayesi olunca büyük ihtimalle o yıllara rağmen elinde traktör de vardı. Az da olsa. Araziyi daha çok onun adına köylüler sürüp ekmiş. Motorcular, yamaklar, ustalar muhakkak işin organizesinde rol oynayan önemli kişiler vardı. Yukarıdaki belgenin alt bölümünde aslında TZDK’na bazı alet, edavat, ihtiyacın verilmesinin sağlanması için verilmiş bir belge olduğu görülüyor. El yazısı olduğu için tam okuyamadım. Ancak 605 kodu ile belirtilen her ne ise üç adet verildiği beş adet de …. Pulluk verildi yazmaktadır. Zirai Donatım Kurumunun bir şubesinin yetkilisinin imzası da bulunmaktadır. Zirai Donatım Kurumu uzun yıllar Türk çiftçisinin hizmetinde olmuş bir kurumdur. Sonra özelleştirilmiştir. Ziraat Bankası, Tarım Kredi Kooperatifleri Türk tarımının canlanıp gelişmesi için cumhuriyetle birlikte hizmet atağı içinde olmuşlardır.
Pompalar sadece Adasarhanlı’da değil tabii. Meriç Nehrinden basılan su aktarmalarla uzak mesafelerdeki arazilere ulaştırılmıştır.
Her köyde harman yapılmış mıdır bilemem ama o günün şartlarında bütün ürününü öküz arabaları ile köyümüzün Uzunağaç mevkiine kurulmuş olan ana harmana götürülüp orada dövülmesi zor bir durumdur. Lakin büyük harmanın bizim köyde olduğu kesin. Komşu köylerden öküz arabası ile taşınan demet arabalarının tarladan bir çıkıp harmana iki geldiği olurmuş. Yarısını eve indirip ertesi gün harmana götürürmüş adam. Böylece yevmiyeyi katlarmış.
Komşularımızdan bin dönüm ekiliş yapanlar oldu ancak çok iyi bir verim olmadı, lakin harman günler, haftalarca sürdü. On bin dönümün sapı, samanı, tanesi hayal gücümüzü aşıyor. Onca malın pazarlanması ve köyden pazarlandığı fabrika olan bölgelere taşınması büyük bir iş demek gerekiyor.
Köyümüzde pek çok insanda o günlerden kalma çeltik alet ve edavatlarının olduğu söylenir. Onca araziyi biçmek için kullanılan kosa, kırkma, sahada kullanılan kürekler, harmanda kullanılan yaba, diren gibi aletler Çanakçı tarafından temin edilip halka dağıtılmış geri de tam bir sistem içinde toplanmamış, toplanamamıştır. Edilen emeğin ve karın hediyesi olarak düşünülmüş olabilir.
Ergene Temadi seddesinin 1961 yılında yapımı bitmiş. Ova köylülere 1968 yılında dağıtılmıştır. Arada ovanın halka taksim edilmesi çalışmaları yapılmış. Avukatlık bedeli olarak ovayı avukatlar köylerde çeltik ekimine uygun, yapmak isteyen kişilere yaptırmışlardır. 1968 yılından sonra Ergene ovası köylülerimize DSİ tarafından kiralama usulüyle verilmiş. Son olarak da 2019 yılında 2B arazisi olarak bedeli devlete hazinesine ödenerek herkes tarlasının bedelini ödeyip tapusunu aldı. Peşint ya da vadeli.
Adasarhanlı Ergene ovası aşağı yukarı altı bin dönümdür. Meriç ovası da yedi bin dönüm olmalı.

07.03.2026

İlgili Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir